ABDİ KÖYÜ//KOZAKLI
ANA SAYFA
ÇEVREMİZİ TEMİZ TUTALIM:
ABDİ KÖYÜ TARİHÇESİ
HERİKLİ TÜRKMENLERİ
Abdi Köyü Resimleri(1)
ABDİ KÖYÜ RESİMLERİ(2-3)
ABDİ KÖYÜ RESİMLER(4)
2010-2011 VE 2012 YILI FOTOĞRAF ALBÜMLERİ
KÖYDE İLKBAHAR 2011
2013 FOTO ALBÜMÜ(1-2-3-4-5)
2014 YILI FOTO ALBÜMÜ
2016 YILI FOTOĞRAF ALBÜMÜ:
MAHİR BAYTOK ÖĞRETMENİN ALBÜMÜ
KÖYÜMÜZDEN HABERLER=>
VİDEOLAR (2016) YILI
ZİYARETÇİ DEFTERİ
FOTOĞRAFLAR ALBÜMÜ
SÖZ,NİŞAN VE DÜĞÜN ALBÜMLERİ
VEFAT EDENLER ALBÜMÜ=>
GALERİ
AĞITLAR(1)
AĞITLAR (2)
Sayaç
HALK OZANLARIMIZ
MEZARLARIMIZ(1)
MEZARLARIMIZ(2)
admin mesaji
UNUTTUKLARIMIZ
İZLE
ESKİ KÖY VE İNLER=>
YÖRE ADLARI=>
FAYDALI BİLGİLER
KÖY ODALARI
YENİ HABERLER=>
OYUNLARIMIZ
Kültür mirası
YAZALIM
TABİAT SLAYTLAR
ASLAN TERAZİ'NİN ANISINA
MAHMUT ARSLAN'IN ANISINA
YAŞAR ŞAFAK'IN ANISINA
KÜTÜPHANE
DENEME ÇALIŞMALARI



AĞITLAR (2)
 Abdi Köyünde Söylenen Ağıtlar;

          Ağıt; “Bir ölünün iyilik ve iyi yönlerini veya bir büyük hadisenin acılı tesirlerini dile getiren sözler ve nağmeler anlamına gelmekte olup, ağıtları söyleyen kişilere de ağıtçı (AĞIT YAKANDA DENİLİR.) adı verilmektedir.”
          Ağıtlar, şekil olarak Türk Halk Şiiri’nin nazım türü olarak görülmesine rağmen, belli bir şekil, kafiye ve ses uyumuna tabi değildir. Üzücü bir olay neticesinde, kişilerde meydana gelen duyguların üzüntü ile dışa vurulmasıdır. Bu dışa vurma olayı bir yas içinde, ağlayarak ve yüksek sesle haykırarak anlatılmak istenmektedir.Anadolu Folkloru içinde yer alan ağıtlar, üzücü olaylar karşısında söylenen; acıklı, içli, hüzünlü ve kederli sözler olarak kendisini göstermektedir. Abdi köyünde söylenen ağıtların belli bir söyleyiş biçimi yoktur. Yine de bu ağıtlar, kalıplaşmış şu sözlerle başlar ve ağlayarak sürüp gider:
“-Aslañ oğlum, bizi bıraktın da nirelere gettin?”
“-Sende yağlı kurşunlar önünde gidesin....”
“-Ay guzularım, ay yavrularım. Ben şimdi napayım? Nirelere gideyim?”
“-Yandı Allahım ciğerim yandı..”
“-Ey Allahım biz n’aparız şindi..şimdi?”
“-Gencecik yaşında, yalınız başına napacan gara (kara)toprakda, ay benim kuzum”
“-Herkeslere iyilik yaptıñ da, erkenden bırakıp gettiñ ay guzum”
“-Yañdım Allahım, evim ocağım mahvoldu. Beñ napayım?”
Ağıt, insanımızı yukarıdaki ve bunlara benzer seslenişlerle, ağıtlarla söyletmektedir. Yaptığım araştırmalara göre Abdi Köyünde ağıtları genellikle kadınlar söylemektedir. Aslında erkeklerde ağıtlar söylemiştir. Fakat toplumun erkeğin ağıt söylemesini hoş karşılamaması nedeniyle, pek gün yüzüne çıkmadıkları görülmektedir.Dilerim bundan böyle yüreği yanık erkeklerimizin söyledikleri ağıtları buralarda görürüz.
          Bir başka ağıt şekli ise, gelin giden kız evladın arkasından meziyetlerini sayıp dökerek toplu halde ağlaşmadır. Ölümün ayrılık olması gibi, evlenmek de kız evlat için baba ve ana yuvasından ayrılma olarak değerlendirilir. Bir anne ve baba için kız evlatlarının evlenerek evlerinden bir anda uçup gitmesi onlar için bir üzüntü kaynağıdır. Bu türde söylenen ağıtlardan kalıplaşmış olanlar genellikle aşağıda yazıldığı şekilde başlar ve ağlayarak sürüp gider:
“-Ay gızım,(kızım) bizi bırakıp nirelere gidiyoñ?”
“- Besledim, böyüttüm de eller aldı seni ay gızım”
“-Gocanla mutlu ol, bahtın açık olsun ay ciğer parem”
          “Abdi Köyünde Söylenen Ağıtlar” konulu bu bölümdeki derleme çalışmam;  sohbet ve çeşitli hadiseler esnasında söylenen ağıtların yazıya geçirilmesi suretiyle yapılmış, kaynak kişiler de ağıdın bitiminde hemen verilmeye çalışılmıştır.

          Abdi köyünde söylenen ve derlemesi yapılabilen ağıtlarla ilgili örnekler “ABDİ KÖYÜ AĞZI  VE KISMEN DE DÜZELTİLEREK”  aşağıda  sunulmuştur:
Ali TERAZİ
   
 

      Osman(Osman ka) ve Fadime oğlu 1930 doğumlu Battal Şahin,1964-1969 yılları arasında Abdi Köyü Muhtarlığı yapmıştır. Aynı zamanda Köyümüzün eski köy denilen yerden bu günkü yerine iskân edilmesi yıllarında da muhtar Battal Şahin dır.Battal ŞAHİN 4 MAYIS 1972 yılında bir trafik kazasında vefat etmiştir. Başta ailesi olmak üzere tüm köy halkı Battal Şahin’in ölümüne çok ama çok üzülmüştür. Battal Şahin’in ölümü üzerine çok ağıtlar yakılmış, diğer ağıtlarda olduğu gibi bu ağıtta yeterince derlenememiştir. Uzun yıllar takipçisi olduğum ve aradığım bir teyp kasetinden bahsedilmektedir. Bahsedilen bu teyp kaseti bu zamana kadar bulunamamıştır.Bu süre içerisinde boş durulmamış Battal ŞAHİN gelini,Celal ŞAHİN eşi ve Faruk ŞAHAN’ın annesi Şefika Şahan’ın Battal Şahin için söylediği ağıtın bir bölümü bizzat Şefika ŞAHAN’ dan Ali TERAZİ tarafından derlenmiştir.Bu çalışmalarda yardımlarını esirgemeyen Faruk ŞAHAN’a Teşekkürü bir borç bilirim. 

Koyun kuzu doldurmuşlar ahıra
Tüccar emmim görünmüyor hani ya
Eller asuvata başladı anam
Senin yârin görünmüyor hani ya. 

Kapısında dut ağacı dikili
Ağ işlikte kravatı takılı
Dayanamıyom da anam emmime
Uru bası geldi içi kokulu.
 
Bir sur yaptırmışta üzeri beton
Emmim gidiyor da kolundan tutun
Yusuf taksiyi de alıp gelince
Taksinin altına kendini yitin.

      Aşağıdaki ağıtı Dürüye TURAK'tan Ali Terazi Derlemiştir.
Dürüye Turak babası Mehmet Güçer'in trafik kazası sonrası vefatı üzerine bu ağıtı söylemiştir. 

Gel hele yanıma Velinin Cennet
Kaynanam karıya gelmiş bi gayret
İzin verdim varsın oğlunu eversin
Bir oğlu olursa da canıma minnet 

Ayınan doğar da gününen aşar
Babamın gördüğü bidene nişan
Ağla anam kadalarını alıyım
Nasıl olsa benim sonum perişan 

Nesine ağlı yom bu dünya yalan
Sanki ölmemiş de bebesi olan
İlahi gönlümüm gözü kör olsun
Hem kız ister hem de oğlan

    Aşağıdaki ağıt,Fatma YILDIRIM'dan zorluklarla da olsa Ali Terazi derlemiştir.Devamını bilenlerin zaman kaybetmeden bizlere ulaşmasını rica ederiz.
     Ağabeyi Hüseyin YILMAZ'ın genç yaşta vefatı üzerine Zahime(Zahide)ARSLAN söylemiştir.

 

Gerce’nin düzünde laleler biter
Gün oldu kardeş de burnuma tüter
Gelmezsen de kardeş kendi keyfine
Halit ile Galip yurdunu tutar.

Satmam Zebik bibim topuzu satmam
Halit’i kardeşin yurduna tutmam
Sana diyom sana Saniye gelin
Yüzün azanaca evinden gitmem.

   Abdi Köyü halkından Riza ÜLGER  ve Güssün YILDIRIM(Rahmetlik Azmi Yıldırım'ın eşi)'ın babası Kara Ali Kardeştir.Kara Ali Cennet ve Saniye ile evlidir.Yani iki eşlidir.Genç yaşta vefat eder.Bunun üzerine aşağıdaki ağıtı Cennet ÜLGER söyler.
    Bu ağıt Ali TERAZİ tarafından Şefre YILDIRIM'dan derlenmiştir.Şefre Halaya sonsuz teşekkürler.Aslında ağıtın devamı varmış,faakat malisef derleyemedik.

Koldan geliyor araba sesi
Nazlı yar kendine verirdi süsü.

Konağı da pavrazlı, yar konağı
Konağı da olmuş kuşlar tüneği.
Solar mı ola Güssün’ümün yanağı 

Hong orak çalıyor hasanın memmet
Hasanın memmetten yarıma olmadı imdat.

        Cennet ÜLGER’in ölümü(11.06.1984) üzerine Şefre YILDIRIM söylüyor.
Derleyen Ali TERAZİ
Bilmeyenler için yazıyorum.Mehmet(balcı) ile Mustafa(Sarı) ve Cennet,Mahmut Arslan'ın annesi Güssün ve gerce köyündeki..........kardeşler.Bu nedenle Mehmet (Balcı)kızı Şefre Yıldırım Cennet'in yeğeni olur.Bir diğer anlatımla Cennet Ülger(GÜRLEVİK) Şefre Yıldırım'ın halasi(Bibibsi)oluyor.

Aman benim hacı bibim
Derdi yığın hacı bibim
Kervancı gibi dolandın
Bugün oldun yolcu bibim.

Babası Balcı(Mehmet Gürlevik) ‘nın ölümü (02.02.1988) üzerine  Şefre Yıldırım  söylüyor.

Aman benim sararıp da solanım
Malı şikar kendi ucuz olanım
Dört oğlanın yanına sığmadın babam
Bugün seni gönlümce salarım.(yolcu ederim) 

SELAMİ ŞEN’İN VEFATI(11.12.1994)ÜZERİNE Şefre Yıldırım söylüyor.
Selamı Şen,Şefre Yıldırım'ın dayısının torunu oluyor.

Selami’m de sen beni yaktın
Yaptığın evleri başıma yıktın
Sana derim sana gelin Nariye
Ne verdiysen başına kaktın.

Selami’m giymedi bir ağ işlik
Sende duydun mu da Güllü teyzesi
Cebinden çıkmış bir lira haçlık.



        Aşağıdaki Ağıt Gülsüm Ay’ın eşi Hasan Ay’ın vefatı sonrası söylenmiştir.Rahmetli Hasan amcayı, bugün Abdi Köyünde yaşayan insanların büyük bir çoğunluğu bilmez 1950’li yıllarda vefat etmiştir.Eşi Gülsüm Ay 2001 yılında vefat etmiştir.Asım,Mehmet ve Münire Ay’ın babalarıdır.Ağıtın derlenmesi çok zaman almıştır.Birden fazla insanlardan derlenmeye çalışılmıştır.Asıl Kaynağı Münire Şahin(Ay)olmuştur.Gülsüm Ay aynı zamanda benim  teyzemdir.Ahmet,İbrahim,Mehmet Baharların  ve Ümmügülsüm Kantar  ve Ayşe Terazi’nin ablalarıdır.Derleyen Ali TERAZİ
 

Sürmelide benim yarım sürmeli
Sürmelimi nerde arayıp bulmalı
Kaile çekme çocukları yederim
Gayri seni mahşerde mi? Görmeli. 

Sürmeli yoluna olurum âşık
Yanım da kaldı da belalı beşik
Ben yârimi nede olsa bulurum
Gözleri sürmeli zülfü dolaşık. 

Goyurunda son bir daha göreyim
Sürmeli yârime kurban olayım
Ben cahilim geçim yolu bil miyom
Geçimin yolunu ondan sorayım. 

Seninki büyük de çiftini koşar
Benimkiler küçük arkama düşer
Sana diyom sana yoldaşım güssün
Kırk iki yaşında yârimin tekbiri şaşar.

Herkese hayır öğüt verir benim yaralım
Anamdan doğalı anlım karalı
Böylemi yanılır Dudu emmiye
Benim emmim var üç kardeşten ileri.

Dükkânına vardım dükkânı kitli
Benim cahil yârim çok gençten dertli
Yârimi getir de bacısı Yeter
Yeni ev yaptırmış topraktan yurtlu.

             Münire Şahin(Ay)annesi Gülsün Ay’ın 05.11.2001 tarihinde vefatı üzerine aşağıdaki ağıtı söylemiştir.Derleyen:Ali Terazi

Yüklettim de ben anamım göçünü
Düzgün olsun gelinlerin geçimi
Annen yaşlı bana yanma diyorlar
Karı anam yaktı benim içimi. 

Ölmez dedilerdi anam kaldı mı?
Mevlit hocası da versin talkını
Ne zahmetle büyüttüydü bizleri
Uşakların kıymetini bildi mi? 

Haydı anam haydı git güle güle
Erdoğan hakkını sen helal eyle
Kurban olayım gönüllü dayım
Elinle babama sen teslim eyle.

      1950’lili yıllarında,at arabası ile komşuları mahkemeye götüren Riza Şahin yolda rahatsızlanır. Düzelmemesi üzerine  Kayseriye ağabeyi Mehmet (Kıllı) Şahin tarafından doktora götürülür.Kayseri de hastanede vefat eder.Cenazeyi köye getirirler ve Ahmet Bahar’ın odasına korlar ve ertesi gün Abdi Köyün de toprağa verirler.Küçüklükten beri arkadaş olan,arkadaşının vefatı üzerine aşağıdaki ağıtı Ahmet Bahar söyler.
       Bu ağıt Ahmet Bahar'ın kızı olan Hava Şahin den Ali Terazi derlemiştir.

Mahkemeye giderken arabasına bindiler.
Hastaneye varınca hastalığını bildiler.
Eli tutmuyor diye orada güldüler.
Ağlamakta fayda yok Elif’im.

Ilıdın suyunu kaynar olmasın.
Kapatın gözünü sabun dolmasın.
İhtiyar anasıda saçın yolmasın.
Ağlamakta fayda yok Elif’im

Gözleri kapalı kalbi işliyor.
Dor atları arabada kişniyor.
Eşi dostu mezarına başlıyor.
Ağlamakta fayda yok Elif’im


ABDİ KÖYÜ VİDEOLARI(2016)
Bugüne Kadar 171027 ziyaretçi (428731 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=